0 258 502 59 08 bilgi@ahmetsahinhacioglu.com Haftaiçi 08:00 - 18:00

İletişim

Dental Care

Diş Eti Tedavileri

Dişetlerimizin sağlıklı olup olmadığını nasıl ayırt edebiliriz?

Ağız hijyeni tam olarak sağlanamadığı durumlarda, alınan gıdaların artıkları tükürükle birleşerek dişler üzerinde mikrobiyal dental plak dediğimiz, krem renginde ve krem kıvamında olan ince bir tabaka oluşturur. Ağız temizliği birkaç gün yapılmadığında Ya da etkili ve doğru bir şekilde yapılmadığında plak birikimi başlar. Ve sürekli artar. Dişlerimizin üzerini tırnağımızla hafifçe kazırsak bu plak birikimini görebiliriz. Ayrıca plak boyayıcı tabletler suda eritilip ağızda gargara yapıldığında içindeki boya sadece plak birikimine yapışır ve nerelerde plak birikimi olduğunu rahatça görebiliriz. Bu plak içinde gıda artıkları tükrük içinde mevcut olan mineral ve diğer maddeler en önemlisi de ağız içinde özellikle karbonhidratla beslenen, çürüklerin ve dişeti iltihaplarının sebebi olan bakteriler bulunur. Bakteriler, plak içinde karbonhidrattan zengin gıdalardan beslenerek hızla çoğalır ve asit içeren artıklar oluştururlar. Bu asit dişin mine tabakasını eriterek çürükleri oluşturur. Vücudun savunma mekanizması bu bakterileri öldürmek için devreye girer ve enflamasyon dediğimiz olayı başlatır. Kılcal damarlar artar, genişler, bölgenin kanlanması artar bu da dişeti kanamalarının başlamasının sebebidir. Vücudun koruma amaçlı başlattığı enflamasyon silahı, bir süre sonra iltihap şekline dönüşür ve dişetlerinde yıkım başlar. Ağız kokusu da tüm bunlara eşlik eder.

Sağlıklı dişetleri soluk mat pembe renklidir. Dişlerle birleştiği kısımlar bıçak sırtı gibi ince ve serttir. Dantel şeklindedir. Fırçalama ile Ya da kendiliğinden kanama olmaz. Dişetinin üzeri portakal kabuğu gibi pütürlüdür. Bu pütürler çok belirsiz şekildedir ama dikkatle bakılırsa farkedilebilir. Dişleri sıkıca kavrar. Dişler üzerinde taş Ya da plak birikimi yoktur. Dişeti iltihabı başladığında önce dişetlerinde fırçalama ile sonra da kendiliğinden kanamalar başlar. Dişetinin rengi kırmızılaşır, parlak kırmızı renge döner. Dişetlerinde şişmeler başlar. Kaşıntı, yanma ve hafif ağrı hissi olabilir. Dişler üzerinde plak birikimi ve taş birikimleri rahatça gözlenir. Ağız kokusu ve sabah kalktığımızda ağızda kötü tat oluşumu başlar.

Dental plak ve Diştaşı nedir, nasıl oluşur?

Plak az önce de bahsettiğim şekilde eğer ağız temizliği tam olarak sağlanamaz ise gıda artıkları ağız içinde, dişlerin üzerlerinde ve aralarında, dişler ile dişetleri arasında birikir tükrük ile karışmış olan bu artıklarda hızla bakteriler çoğalır. Krem renkli ve krem kıvamında bir hal alır. Bakterilerden de zengin bu oluşuma dental plak denir.  Dental plak içinde tükrükte mevcut olan mineraller de vardır. Özellikle kalsiyumun etkisi ile plak bir süre sonra sertleşmeye başlar eğer 1 haftadan daha fazla ağız temizliği ihmal edilirse Ya da belirli bölgeler düzgün şekilde fırçalanamıyorsa buralarda plağın sertleşmesi ile diştaşı oluşumu başlar. Diştaşları sarı- kahverengi Ya da siyah renkte olabilir. Dişin görülen yüzeylerinde olabileceği gibi gözle göremediğimiz dişler ile dişetleri arasında bulunan dişeti cebinde de oluşurlar. Diştaşları pürüzlü yapıda olduğu için üzerinde artıklar çok hızlı birikir. Diştaşlarında çok fazla sayıda bakteriler bulunur.

Dişeti iltihabı nasıl başlar?

Oluşan plak ve diştaşları üzerinde bulunan bakterilere karşı vücut savunma mekanızmasını çalıştırır. Kılcal damalar genişler ve artar. Dişetlerine gelen kan artırılır bu da dişetlerinin renginin kırmızıya dönmesine, oluşan ödem nedeni ile şişmesine ve kanamaya başlamasına neden olur. Bir süre sonra vicudun savunma silahı kendine döner ve iltihap halini alınca dişetlerinde çekilmeler başlar.

Dişeti iltihabını biz nasıl farkedebiliriz, yeni başladığında nasıl belirtiler verir?

Dişeti iltihabı ilk başladığında önce fırçalama ile sonra kendiliğinden kanamalar başlar.Dişetlerinde kaşıntı yanma ve hafif ağrı olabilir.  Dişetinin mat pembe rengi gider, parlak kırmızı hale gelir. ağız kokusu başlar. Hasta sabah kalktığında ağzında kötü tat oluşmaya başlar. Dişler üzerinde plak ve taş birikimi rahatça görülebilir. Daha da ilerlediğinde dişetlerinde çekilmeler başlar. Dişlerin kök yüzeyi açığa çıkar. Buna bağlı olarak dişlere hassasiyet başlar. Dişlerin boyu uzamış gibi görünür.

Dişeti iltihabının başka nedenleri var mıdır?

Dişeti iltihabı eğer ağızda iltihabı oluşturacak bakteriler mevcutsa oluşur. Ağız temizliği doğru ve yeterli şekilde sağlanan ağızlarda bakteriler çoğalamayacağı için iltihap da oluşmaz. Ancak ağız temizliği tam olarak sağlanamıyorsa,  bazı hastalıklarla beraber dişeti iltihabı daha hızlı ortaya çıkıp ilerleyebilir. Diabet yani şeker hastalarında kılcal kanlanmalar zayıfladığı için vücut yeterli savunma yapamaz ve dişeti iltihabı daha hızlı gelişir. Vücüt direncini düşüren diğer rahatsızlıklarda da dişeti iltihabı daha hızlı ilerler. Örneğin geçirilen ateşli hastalıklarda C ve B vitamini eksikliğinde vücut direncinin düştüğü aşırı yorgunluk stres depresyon durumlarında, şekerli gıdaların çok aşırı tüketilmesi durumunda, bazı savunma sistemini etkileyen ya da mekanik yıkayıcı özelliği olan tükrüğün akışını azaltan ilaçların kullanımında örneğin anti depresanlar, bazı kalp ilaçları, kemoterapide kullanılan bazı ilaçlar ya da radyoterapi tedavisi gibi. Ayrıca kötü yapılmış dişetlerinin üstüne baskı yapan dişlerin arasındaki doğal dişeti formunu bozan ya da altı temizlenemeyecek şekilde yapılmış dolgu veya protezlerde hem dişetine yaptığı travmadan hem de gıda artıklarının birikimine ve bakteri üremesine neden olacağı için dişeti iltihaplarına neden olabilir. Ayrıca genetik olarak kişinin tükrük yapısının ve akışkanlığının, vücut direncinin de farklı olması dişeti iltihabı riskini artırabilir.

Dişeti iltihabı tedavi edilmezse daha da ilerler mi? İlerlemiş bir dişeti iltihabı ne gibi sorunlara yol açar?

 

dişeti iltihabı eğer erken safhada tedavi edilmezse ilerler. Dişertlerinde çekilmeler başlar. Dişeti üzerinde ölü dokular oluşur dişeti nekrozu dediğimiz durum ortaya çıkar. İltihap kısa süre sonra dişetlerinden dişi çevrelen tüm dokulara geçer. Dişi çevreleyen çene kemiğinde atlar. Kemikte yıkım başlar. Dişleri dişetlerine ve çene kemiğine bağlayan ince bağlar erir ve yok olur dişler sallanmaya başlar. Dişetlerinde abseli alanlar da oluşabilir.dişin kök ucundan dişe giren damar ve sinirlere de geçince diş canlılığını yitirir. Dişte de iltihap yayılır.

Dişeti iltihaplarının tedavisi var mı?

Evet var. Dişeti iltihabının tedavisi iltihabın decesine ve ağızdaki yayılımına göre planlanır. Dişhekimi tarafından teşhis konulduktan sonra. Dişeti iltihabına neden olan plak ve diştaşlarının temizlenmesi ağızdan uzaklaştırılması gerekir. Eğer gerekli ise gargara ve antibiyotik tedaviside yardımcı tedavi olarak verilebilir. Tabi en önemlisi tekrar plak ve taş birikimi olmaması için hastaya diş fırçalama diş ipi ve diğer ağız temizliği için gerekli bilgiler verilir. Eğer hasta ağız temizliğini doğru ve etkin şekilde yapamaz ise yapmış olduğumuz tedavinin hiçbir anlamı kalmaz. 1 hafta içinde iltihap tekrar başlar.

Sadece ilaç ve gargara kullansak tedavisi için yeterli olmaz mı?

Hayır. Diş eti iltihaplarının tedavisinde sadece ilaç ve gargara kullanımı yeterli değildir. Gargara ve antibiyotikle ağız içindeki bakterilerin belirili bir bölümü ölür buna bağlı olarak iltihap belirtilerinde bir azalma olur. Ancak bu tedavi edilidiği anlamına gelmez. Çünkü bakteri üremesine neden olan plak ve diştaşları gıda artıkları ağızda kaldığı sürece bakteriler tekrar hızlı şekilde çoğalırlar ve iltihap birkaç gün içinde tekrar alevlenir. Bu nedenle sebebin ortadan kaldırılması gerekir yani bakteri üremesine neden olan plak ve taşların temizlenmesi, kötü yapılmış dolgu protezlerin düzeltilip yenilenmesi, iltihap oluşumunu hızlandıran başka sebepler varsa onlarında tedavi edilmesi gerekir. Kişinin, tekrar bakteri üremesi olmaması için ağız temizliğine çok dikkat etmesi gerekir. Diabet hastalarının, tükrük akışını azaltan ilaç kullanan ya da tedavi gören hastaların, bunlar kalp ilaçları depresyon ilaçları bazı antibiyotikler kemoterapi ilaçları ya da radyoterapi olabilir. Yine hamilelik döneminde ateşli hastalık ya da gribal enfeksiyon gibi vücut direncini düşüren durumlarda C ve B vitamini eksikliği durumlarında risk artacağı için ağız bakımına çok daha fazla dikkat etmek ve hekim kontrollerini artırmak gerekir. Gerekirse bu semptomları giderici yardımcı ilaç veya tedaviler hekim tarafından verilebilir.

 

diştaşı temizliğnin dişlere zararı olduğu yönünde yaygın bir inanış var doğru mu?

hayır doğru değildir. Tam aksine dişler üzerinde biriken plak ve taşlar temizlenmesze biraz önce bahsettiğimiz ciddi sorunlara yol açacak ve geri dönüşümsüz hasarlar bırakacaktır. Hekim tarafından uygun cihaz ve yöntemlerle yapılan temizliğin dişlere ve dişetlerine zararı yoktur. Bu tedaviler bilimsel  ve tedavi cihazları bilimsel çalışmalar ile geliştirilmiştir ve sürekli bu konuda çalışmalar sürmektedir. Bu tedaviler tüm dünyada yetkili sağlık kurumlarının izni ile hastalara yapılmaktadır. Eğer zararı olsa idi kesinlikle uygulanması kaldırılırdı. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada gelişmiş tüm ülkelerde aynı yöntemler ve malzemeler kullanılmaktadır. Üniversitelerde bu tedaviler geliştirilmektedir. Diştaşlarının ağızda kalması ve yapacağı iltihap başka bir şeyle mukayese götürmeyecek kadar ciddi bir durumdur muhakkak tedavisi gereklidir. Tabi tedaviden sonra kısa bir süre dişetleri ve dişlerde haif hassasiye sızlama gibi şikayetler olabilir bu normaldir ve geçici bir durumdur.

Diştaşı temizliği yaptırırsak taş birikimi daha hızlı mı oluyor?

Hayır, bu da doğru değilidir. Bu kesinlikle temizliğe bağlanamaz. Kişinin ağız temizliğini doğru ve etkin bir şekilde yapabilmesi ile ilgilidir. Eğer kişi bunu doğru ve sürekli yaparsa taş birikimi ve renklenmeler tekrar olmaz. Sadece belki bazı bölgelerde çok uzun zaman içinde hafif dereceli renklenmeler olabilir bu da düzenli hekim kontrollerinde kısa bir tedavi ile giderilir. Bu yanlış düşüncenin sebebi kişiler tedaviden sonra sarı siyah taşlardan renklenmelerden kurtulurlar dişler temiz bir görünüm alır eğer kişi ağız temizliğine dikkat etmezse beyaz bir zemine damlayan bir lekenin çok belli olması gibi temiz beyaz diş üzerindede birikimler çok hızlı belli olur. Kişi de sanki daha kısa zamanda renklenme ve taş birikimi olduğu gibi yanlış bir düşünceye kapılır. Kirli bir zeminde yeni bir kir nasıl çok belli olmaz temiz zeminde belli olursa temizlemiş dişlerde de renklenmiş ve taş birikimi olan dişlere göre renklenme ve birikimler daha fazla belli olur.

 

Biz kendimiz, doktora gitmeden bu taşları ve plak birikimini temizleyemez miyiz?

Hayır, temizlemyemeyiz, taşlar ve reklenmeler oldukça sert ve dişlere sıkıca tutunmuştur. Ancak bu iş için özel üretilmiş cihazlarla kaldırılabilir. Başka yöntemler dişlere ve dişetlerine zarar verebilir. Hele hele çamaşır suyu, karbonat, canavar sodası gibi maddeler dişlere ve dişetlerine çok büyük ve geri dönülmez zararlar verebileceği gibi ciddi zehirlenme ve kanserlere yol açabilir kesinlikle denenmemelidir. Ayrıca dişerin arasındaki birikimlerle dişler ile dişetleri arasında bulunan dişeti cebi içnde olan birikimler ancak özel aletlerle hekim tarafından görülebilir ve temizlenebilir.bu sbeple hastaların kesinlikle çeşitli sıvılar ya da kesici delici aletlerle kendileri bu taşları ve renklenmeleri temizlemeye  çalışmamalıdırlar.

dişeti hastalıkları sadece ileri yaşlarda mı gözlenir?

Dişeti iltihapları yaşa bağlı değildir. Her yaşta gözlenebilir. Dişeti iltihaplarının juvenil periodontitis denilen bir türüde sadece gençlerde gözlenir. Çok fazla belirti vermeden ilerleyen bu periodontitis türü ancak dişi çevreleyen kemikte de yıkım başladıktan sonra belirti verir. Özellikle büyük azı ve köpek dişleri bölgesinde yıkımlar gözlenir dişeti kanamaları ve cep oluşumları bu bölgelerde fazladır. Eğer tedavide geç kalınırsa diş kayıplarına neden olabilir.

Sigaranın ağız sağlığına etkisi var mıdır?

Sigranın, tüm vücut sağlığına olduğu gibi ağız sağlığına da ciddi zararları vardır. Sigara içinde bulunan nikotin ve diğer bazı maddeler kılcal damarları büzer, dokuların kanlanmasını bozar, yeterli kan akımı sağlanamayan dişeti dokularında hem besin ve oksijen yetersizliği hem de savunma sisteminin zayıflaması nedeniyle dişeti enfeksiyonları daha hızlı gelişir. Tedavisinde iyileşme daha geç olur. Aynı nedenlerden dolayı sigara içen hastalarda cerrahi işlemlerden sonra ciddi enfeksiyon riski vardır. Kemik iyileşmesi de zor olacağı için sigara içen hastalarda yapay diş kökü olarak tanımlayabileceğimiz implant tedavileride başarı açısından risk taşımaktadır.ayrıca sigara içindeki maddeler dişler üzerinde ciddi renklenmeler yapar bu maddeler diş minesinin gözeneklerine de nufuz ettiği için temizlenmesi çok zordur. Çok uzun yıllar sigara kullanan hastalarda bu renklenmelerin bir kısmı normal temizlik ile çıkmaz ancak bleaching dediğimiz daha ileri beyazlatma yöntamleri ile ortadan kaldırılabilir.

 

AĞIZ KOKUSU

Ortalama her 4 kişiden birinde kötü ağız kokusu şikayeti ile karşılaşıldığı ve kadınlarda daha sıklıkla rastlandığı gözlemlenmektedir. Kişiler, koku sinirlerinin zamanla ortama adapte olan yapısı nedeni ile kendi ağız kokularını objektif olarak değerlendiremeyebilirler.

Ağız kokusu iki temel nedenle olabilmektedir :
– Ağız boşluğu kaynaklı
– Diğer ( Sistemik hastalıklar, beslenme, açlık vs. ) kaynaklı
Ağız boşluğu kaynaklı olan ağız kokusu
Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ağız ortamında özellikle karbonhidrattan(nişasta içeren gıdalardan) beslenen bakteriler sülfür açığa çıkarır.Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi pürüzlü bir yapıda olup bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.
Eğer dişler ve dil yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır. Bunun yanı sıra çürük dişlerde mevcut olan bakterilerde aynı sebeple koku üretirler yine iltihaplı abseli dişlerde iltihaplı dişetlerinde de iltap kaynaklı koku oluşur.Ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi ağız içinde biriken diştaşlarının  dişhekimi tarafından temizlenmesi çürüklerin temizlenerek dolgularının yapılması, iltihaplı dişler yada dişeti dokularının tedavi edilmesi ile sağlanır. Akabinde düzenli olarak diş fırçalama, diş ipi kullanımı, ağız çalkalama sularının kullanımı ile ağız kokusunun tekrar oluşumu önlenebilir.
Diğer( Sistemik hastalıklar, beslenme, açlık vs.) kaynaklı olanlar
Vücutta görülen başka hastalıklarda ağız kokusu yapar mı?

Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda ağız kokusu gözlenir. Bademcik iltihaplarında faranjit ve bronşit vakalarında ağız kokusu gözlemlenir. Şeker hastalarında da aseton kokusu genellikle gözlemlenen bir durumdur. Özellikle kontrolsüz ve yüksek seyreden şeker değerlerinin görüldüğü hastalarda bu koku daha belirgin hissedilir.
Böbrek ve karaciğer yetmezliğinde ise amonyak kokusuna benzer bir ağız kokusu gözlemlenir. Ayrıca gastrit, ülser gibi sindirim sistemi hastalıklarında da ağız kokusu ortaya çıkabilir. Alınan gıdalara ve sigara kullanımına bağlı olarak da ağız kokusu oluşabilir. Bu koku genelde bu gıdaların tüketiminden kısa süre sonra geçer. Ancak sigara için bunu söylemek zordur.
Açlık, ağız kuruması, oruçlu olmak ( Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır ) gibi etkenlerde ağız kokusuna neden olmaktadır.

Sonuç olarak ağız kokusun tedavisinde öncelikle diş hekimine muayene olarak ağız kokusunun nedeni tespit edilmelidir. Eğer ağız ve dişler kaynaklı ise gerekli tedaviler yaptırılmalı ve ağız temizliğine azami dikkat gösterilmelidir. Altı ayda bir diş hekimi kontrolüne gitmek gerekir. Ağız kaynaklı olmayan kokularda ise diş hekiminiz sizi ilgili hekimlere yönlendirerek yardımcı olacaktır. Gıda kaynaklı olan kokular için çözüm bu tür gıdaların tüketiminde dikkatli davranmak sigaradan uzak durmak bu gıdaların tüketimini takiben ağız temizliğine gereken önemi göstermektir